R4BIA nedir?

R4BIA bir özgürlük sembolüdür
R4BIA yeni bir özgürlük ve adalet hareketinin doğuşudur
R4BIA yeni bir dünyanın kuruluş müjdesidir
R4BIA Müslümanların yeniden dünya sahnesine çıkışıdır
R4BIA adalet, özgürlük ve merhamet demektir
R4BIA batının tüm sahte değerlerinin yıkıldığı yerdir
R4BIA ölerek özgürleşen Mısır kahramanlarıdır
R4BIA Mısır, Suriye, Filistin ve tüm İslam coğrafyasıdır
R4BIA ölümleriyle tüm İslam alemini uyandıranların adıdır
R4BIA bize ölümün bir diriliş olduğunu gösterenlerin mekanıdır
R4BIA kızımız Esma’dır
R4BIA Hasan El Bennanın torunlarıdır.
R4BIA dünayı değiştirecek çocuklarımızın yeni adıdır
R4BIA insanlığa yeni bir soluktur
R4BIA çürümüş Batı değerleri yerine herkes için adalettir
R4BIA özgür bir kadının, özgür bir erkeğin ruhudur
R4BIA gözyaşıdır, hüzündür, hıçkırıktır
R4BIA neşedir, sevinçtir, müjdedir
R4BIA çocuktur, kadındır, gençtir, yaşlıdır
R4BIA adam gibi adamdır
R4BIA elif gibi dik, Vav gibi mutevazı duruştur
R4BIA naif bir şehadettir
R4BIA yeni bir dünyadır
R4BIA Ümmettir
R4BIA birliktir, beraberliktir, kardeşliktir
R4BIA İslam dünyasının birliğidir
R4BIA katliama ortak olanların utancıdır
R4BIA katliamı destekleyen münafıkların sonudur
R4BIA petrol şeyhlerinin sonudur
R4BIA kapitalistlerin sonudur
R4BIA Siyonistlerin sonudur
R4BIA ahlaksız basının sonudur
R4BIA şehadet meydanıdır
R4BIA şehitlerin anasıdır
R4BIA gülümseyen bir şehadettir

Tam bir yıl oldu.
Kardeşlerimizi 14 Ağustos 2013 yılında, Rabia Meydanı’nda öldürdüğünüz günden bu yana tam bir yıl geçti.
Bir yıldır acımız dinmedi, yaramız kanamaya devam etti.
Milleti tanklarla ezen darbeci Sisi’yi Mısır’ın Cumhurbaşkanı ilan ettiniz. Rabia Meydanı’nda dökülen masum halkın kanına hakaret eder gibi bir de kutladınız. Bir yılda kaç masumu öldürdüğünüzü, kaç masumu yaraladığınızı, kaçını zindanlara attığınızı, kaç garibanı sürgüne gönderdiğinizi cesaret edip açıklayamadınız.
Bir yıldır döktüğünüz kanların üzerine inşa ettiğiniz iktidarlarınızda huzur bulamıyorsunuz. Mısır’da, Libya’da, Cezayir’de, Tunus’ta ve Gazze’de halkın iradesiyle seçtiği iktidarları kirli oyunlarınızla devirmeye çalışıyorsunuz.
Masum Gazze’yi, onurumuz Filistin topraklarını Siyonist İsrail askerlerinin kirletmesine, işgal etmesine, masumları öldürmesine göz yumdunuz. Çocuklarımız öldürülürken siz yüz karası koltuklarınızda anaların feryatlarını gülerek izlediniz. Gazze’de çocukların katili İsrail değil sadece, Suud ve onun kukla ülkeleridir aynı zamanda.
Bir yıldır doymadınız kana.
Bir yıldır Müslüman kanı akıtıyorsunuz. Suriye’de, Irak’ta, Doğu Türkistan’da, Afrika’da, Kuzey’de, Güneyde, Doğu’da, Batı’da ölen, öldürülen biziz.
Bir yıldır ümmetin çocuklarını öldürüyorsunuz.
Bir yıldır ümmetin birliğini savunan evlatlarını öldürüyorsunuz.
Bir yıldır mezhep savaşına karşı çıkan, kardeş kanı akıtılmasına karşı çıkan Müslümanları öldürüyorsunuz.
Sanmayın ki fakrında değiliz.
Şehitlerimizin kanları ümmetin gençlerini besliyor şimdi. Dalga dalga bir ümmet rüzgarı esiyor her yandan. Şimdi dünyanın her yanında R4BIA işareti var. Zulmünüz arttıkça kuvvetleniyoruz. Siz öldürdükçe yenilerini doğruyor kadınlarımız, siz vurdukça yenilerini yetiştiriyor babalarımız. Çocuklarımız şehitlerimizin intikamını alacakları güne kadar sizin zulüm hikayelerinizle büyüyecek.
Her 14 Ağustos’ta dünya mazlumları sizin zulmünüzü konuşacak. Dünya R4BIA Günü’nde Sisi’nin, Fahd’ın, Netanyahu’nun, Esed’in, Obama’nın, Putin’in, Ruhani’nin yaptığı/destek verdiği katliamları, zulmü anlatacağız.
Ömrümüzün sonuna kadar yaptığınız zalimlikleri unutmayacağız. Son nefesimizde bile ümmetin çocuklarına ettiğiniz zulümleri anlatacak ve lanetleyeceğiz sizi. Bizim ömrümüz yetmese de çocuklarımızı, torunlarımızı öldürdüğünüz masumların hesabını sizden sorması için yetiştireceğiz.
R4BIA Günü bizim günümüzdür.
R4BIA Günü ümmetin günüdür.
R4BIA Günü şehitlerimizin günüdür.
R4BIA Günü Filistin’in, Mısır’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Tunus’un, Libya’nın, Cezayir’in, Doğu Türkistan’ın ümmet bayrağının dikileceği her ülkenin günüdür.
R4BIA Günü ümmete gönül veren masum şehitlerimizi anma günüdür.
R4BIA Günü ümmetin birlik günüdür.

 Tüm dünyada büyük bir hızla yayılan R4BIA bereketi beraberinde yeni ruhları, fikirleri ve kardeşliği taşıyor. Dünyanın 30’dan fazla ülkesinde her türlü haksızlığa ve adaletsizliğe itiraz eden vicdan sahipleri; R4BIA işareti, bayrağı, logosu ve sloganlarıyla kendilerini ifade ediyor. Irkı, rengi, mezhebi, inancı farklı ama işareti aynı bir rahmet kuşağı dünyada dalga dalga yayılıyor.
 
Bu rahmetin içinde bir ezgi dolaşıyor son zamanlarda. İnsanlar bir beste mırıldanıyor heryerde. Bu, R4BIA hareketinin doğuşu gibi kendiliğinden oluşan ve duyanların hemen benimsediği bir müzik rüzgarına dönüşüyor.
 
Ezginin sözleri Mısır’ın büyük düşünürü ve fikir adamı Prof. Seyyid Kutub’a ait. Kutub, 1954-65 yılları arasında, şu anda İhvan liderlerinin de tutulduğu Mısır’ın en korkunç cezaevi Tora Hapishanesi’nde kaldı.
 
Cezaevinde kısıtlı zamanlarda hava almak için çıkarıldığında yan hücreden bir el, parmaklıkların arasından ona uzanıp selam verdi. Yüzünü hiç görmediği bu kişinin selamlarından ve hayır dualarından çok etkilenen Kutup o kişiye hitaben şöyle dedi: 
 
“Kardeşim sen parmaklıklar ardında da olsan özgürsün
Kardeşim sen pırangalara vurulsan da özgürsün” 
 
Kutub, bu sözleri daha sonra 32 beyitlik bir kaside haline getirdi. Beyitlerden bir kısmını diğer mahkumların Kutub’a hitaben söylediği rivayet edilir.
 
Kasidenin yazılmasından bir-iki ay sonra 1 Haziran 1957 yılında hapishane yönetimi çıkan bir karışıklıkta İhvan üyesi mahkumların  üzerine ateş açarak adeta bir katliam yaptı. 21 mahkum şehid oldu, 23’ü yaralandı ve 6’dan fazla İhvan üyesi de yaşanan bu barbarlık karşısında aklını yitirdi.
 
Kutub’un yazdığı kaside tam bu dönemde Tora Hapishanesi’nde diğer İhvan üyesi mahkumlar arasında dilden dile dolaşarak mahkumların akli dengelerini kaybetmeden direnmelerini katkı sağladı.
 
Mısır’da yayınalanan İhvanu’l Müslimin Gazetesi’nin Yazı  İşleri Müdürü ve Kutub’un öğrencisi Yusuf el-Azm 26 Temmuz 1957 yılında, gazetenin 29. sayısında Seyyid Kutub’un kasidesini “Parmaklıklar Ardından” başlığıyla yayımladı. Kasideden böylece haberdar olundu ve önce tüm Mısır’a ve ardından İslam dünyasına yayıldı.
 
Seyyid Kutub on yıl kaldığı cevaevinde, İslam dünyasında büyük etki uyandıran muhteşem eseri “Fi Zilali'l Kuran”  tefsirini de yazdı. 1964 yılında serbest kaldı ama 1965 yılında yeniden tutuklandı.
 
Kutub, 1952'de bir darbeyle Mısır'ın başına geçen Cemal Abdünnasır tarafından, devlete karşı darbe girişimi planladığı iddiasıyla 29 Ağustos 1966 yılında idam edildi.
 
Kutub’un şehit olmasıyla hem 1957 yılında yazdığı “Kardeşim Sen Özgürsün” diye başlayan kasidesi, hem de tefisiri tüm İslam coğrafyasında çok büyük bir etkiyle dalga dalga yayıldı ve gönülleri aydınlattı.  
 
Yılardır İslam dünyasında dilden dile dolaşan kasidesi, 2013 senesinde Rabiatü'l Adeviyye Meydanı’nda başlayan özgürlük direnişinde bu kez bestelenmiş haliyle yeniden gündeme geldi.
 
“Kardeşim Sen Özgürsün” kasidesi bestelendi ve bu haliyle yeniden İslam coğrafyasında yaygınlaşmaya başladı. Kasidenin kim tarafından bestelendiği tıpkı R4BIA işaretini ilk yapanlar gibi bilinmiyor. Anlaşılan o ki Ortadoğu coğrafyasında ümmetin çocuklarından biri bu kasideye beste yaptı ve ümmete hediye etti.
 
Eylül 2013 tarihinde Türkiye’de bir grup genç bu besteyi Türk sazlarıyla yeniden yorumladı. Suriyeli bir sanatçı kasideyi okudu ve ortaya farklı yorumla bir eser çıktı.
 
Güfte Mısır, beste ümmetin bilinmeyen bir neferi, sazlar Türk, ses Suriyeli… tam olarak R4BIA'ya yakışan ve uyan ortak bir eser. 32 Beyitlik kasideden şarkı için seçilen bölümleri size sunuyoruz.  
 
Kardeşim sen parmaklıklar ardında da olsan özgürsün
Kardeşim sen pırangalara vurulsan da özgürsün
Sen Allah'a sıkıca bağlanırsan
Sana Kölelerin tuzağı ne zarar verebilir 
 
Kardeşim benim üzerime ağlarsan
Benim kabrimi o içten damlalarla ıslatırsan
Ufalanmış kemiklerden kendine meşale oluştur
Ve ışığıyla yaklaşan zafere doğru ilerle 
 
Kardeşim biz ölürsek sevdiklerimize kavuşacağız
Rabbimizin bahçeleri bizim için hazırlanmıştır
Muhakkak ki o cennetin kuşları etrafımızda kanat çırpacaktır
Ebedi diyar (adn cennetleri)bizim için ne kadar hoştur 
 
Belki bir başka diyarda, başka R4BIA gönüllüleri tarafından bu eser daha güzeli, daha farklı bir şekliyle yeniden yorumlanacak. Belki adına şarkı değil marş denecek. Böyle bir çalışma bu siteye ulaşırsa onu da yayınlamaktan mutlu olacağız.
 
Ancak ortak kanaat şu ki, ne kadar yeni çalışma yapılırsa yapılsın, Seyyid Kutub’un kasidesi değişmeyecektir.
 
Meydanlarda, sokaklarda, evlerde, arabalarda ve gönüllerde söylenecek bir R4BIA şarkımız var artık.

Bu işaretin sahipleri; 3 Temmuz 2013 tarihinde Mısır’da yapılan askeri darbe tarafından Rabiatü'l Addeviyye meydanında şehit edildi.

Mısır tarihinin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı için kullandıkları oylarına, inançlarına, özgürlüklerine ve geleceklerine sahip çıkmak isteyen Mısır halkı, dünya tarihinde eşi benzeri olmayan direnişlerini 28 Haziran 2013 tarihinde Rabiatü'l Adeviyye Meydanında başlattı.

Dört parmaklarıyla işareti ilk defa o meydanda yaptılar. El işaretinin ilk kim tarafından yapıldığı, fikrin kime ait olduğu hiçbir zaman bilinmedi.

İki ay sonra meydanda işareti yapanlara bunun ne anlama geldiği sorulduğunda şöyle açıkladılar: “Bunun adı ‘Rabia İşareti’dir. Arapça’da Rabia ‘dördüncü, dört’ demektir. Bu meydanın adı, İslam'ın ilk asırlarında Kudüs'te vefat eden, Allah’ın takvalı kullarından Rabiatü'l Adeviyye hanımdan gelir. Çünkü Rabia ailesinin dördüncü evladı olduğu için bu ismi almıştı. Buna vurgu yapmak için bu işareti yapıyoruz. İkinci önemli konu Muhammed Mursi, Cemal Abdunnasır, Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek'ten sonra Mısır’ın dördüncü Cumhurbaşkanı oldu. Onu da hatırlatmış oluyoruz. Ayrıca Tahrir Meydanı’ında darbeye destek vermek için toplananlar iki parmaklarıyla ‘zafer işareti’ yapıyor. Biz onlarla bir olamayız. Onlardan ayrılmak için bu işareti yapıyoruz ve yaygınlaştırıyoruz.”

Meydanda bu açıklamaların yapıldığı 14 Ağustos 2013 sabahında Mısır ordusu tarihin gördüğü en büyük sivil katliamı yapmak için Meydana müdahale etti. Şehit edilen binlerce kişi arasında muhtemelen bu işaretin anlamını açıklayanlar da vardı. İşareti son kez yapanların görüntüleri ve fotoğrafları bu sitede yayınlanıyor.

"Rabia işareti" Mısır’daki sivil katliamından sonra daha belirgin bir şekilde fark edildi ve çok hızlı bir şekilde tüm İslam dünyasına yayılmaya başladı.

İşaret, kısa süre içinde, Mısır’da katliama maruz kalan binlerce sivili görmezlikten gelen Doğu'nun ve Batı'nın tüm ülkelerine ve sistemlerine isyan eden herkesimden Müslüman kitlenin sembolü oldu.

Tüm dünyada yaygınlaşan bu işarete çizilen onlarca logo içinde sarı ve siyah renklerle yapılan bir logo daha çok yaygınlaştı. İnsanlar bu logoyu heryerde kullanmaya başladı. Logoyu çizenlerin, sarı rengi Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’te bulunan Kubbetüs Sahra’nın altın sarısı kubbesine, siyah rengi de Kabe-i Mükerreme'nin siyah örtüsüne atıfla kullandığı belirtilir.

İşaret büyük bir uyanışa vesile olan Rabia şehitlerinin bereketiyle tüm dünyaya yayıldı, Ümmeti Muhammedin malı ve sembolü oldu.

Bu sitede kullanılan “R4BIA nedir?” sorusuna verilen cevaplar tüm dünyada Müslümanların bir şekilde dile getirdiği açıklamalardan seçildi.

Bugün İslam dünyasının aydınları, mütefekkirleri, gazetecileri ve fertleri halen bu işaretin anlamını farklı şekilllerde açıklamaya devam ediyor.

R4BIA işareti; Batı'nın ve Doğu'nun  yıllardır devam eden İslama, Müslümanlara karşı siyasi, ekonomik ve kültürel tüm baskısına, zulmüne ve katliamlarına karşı bir uyanışın sembolüdür.

Batı’ya ait çifte standart demokrasi, insan hakları, özgürlük, eşitlik, yaşam hakkı gibi tüm kavramlar Bosna’da, Filistin’de, Suriye’de ve son olarak Mısır’da iflas etti. R4BIA işaretiyle beraber bu ve benzeri kavramlar bu kez İslam dininin referanslarıyla yeniden üretilecektir.

Allah’ın (cc) yardımıyla bu uyanış; inancı ve kökeni ne olursa olsun dünyada adalet, özgürlük ve hakkaniyet arayan her ferde ilham kaynağı olacaktır.

Bu işaretle yaygınlaşan hak ve özgürlük arayışındaki her hayırlı işe destek vermek bir insani erdemliktir.

Bu işaret ve şehitlerin bereketi, Doğulu ve Batılı işgal ülkelerinin parçaladığı ve sınırlarını belirlediği Müslüman halkları, ülkeleri yeniden birleştiriyor.

Hiçbir ülke, hiçbir grup ya da fert bu işareti tek başına sahiplenmeyerek Allah (cc)'ın şehit kanlarıyla verdiği uyanış bereketini gölgelemiyor.

Bu sitenin sahipleri de bu işaretin sahibi ve yönlendiricisi değildir, İslamın hizmetkârlarıdır.

Ümmeti Muhammed yolunu kendi bulacaktır.

"Allah'a tevekkül et; Vekil olarak Allah Yeter." (Ahzab Suresi 3. Ayet)